Sayfa metni
leşmişimdir. Allah’ın ve Rasûlullah’ın seyfleriyle harb ve darb ederim” diye göstererek çalımlı çalımlı yürü meye başlamış. -Sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de Ebû Dücâne'nin bu yürüyüşüne: “O yürüyüşü Hak Teâlâ, bu makamların gerisinde sevmez” buyurmuşlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e düşman tarafından ok ve taş hücumları esnasında Ebû Dücâne -radıyallahu anh- kendisini siper ederek pek çok yerin den mecruh olmuşdur. Başına sardığı o kırmızı sarığı Ebû Dücâne’nin meşheresi yani alâmet-i farikası olmakla müşarünileyh “zü’l-meşhere” ünvanını almış ve ahyânen onu giydiği muharebelerde ji^j ^Sl fehvasınca ateş kesilmişdir. “Ebû Dücâne’nin sesi bir bölük askerdir” diye sitâyiş-i nebeviye mazhar olmuşdur. Bedir ve Uhud harbinde vesâir meşâhidde bulun muştur. Hazret-i Sultan-ı rüsul -sallallahu aleyhi ve sellem- Uhud Harbinden avdetinde Hazret-i Ali -radıyallahu anh-’ın kendi seyflerini Hazret-i Fâtıma -radıyallahu an- ha-’ya verirler iken mübâhiyâne: “Şu memdûh kılıncı al da kanını sil” dediğini Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz işiterek Hazret-i Ali -radıyallahu anh-’a hitaben buyurmuşdur: 24

