Sayfa metni
22 / Tebük Seferi Medine’ye gelen haberin aslı olmadığı anlaşıldı. Ve buradan ileriye de gitmeye lüzum görülmedi. Tebük’de yirmi gün kadar kalındı. Bu sırada Kayser-i Rum Herak- liyus, Humus vilâyetinde idi. Kayser’in burada bulunduğu bir sırada Rasûl-i Ekrem -sallalahu aleyhi ve sellem-’in mükemmel bir ordu ile Şam civarına kadar gelmesi «Ro ma devletine karşı meydan okumak» demek olduğundan bu seferin siyâsi ehemmiyeti pek büyüktü ki bu durum her tarafa dehşet verdi.11 Eyle, Ezrâh, Cerbe Melikleriyle Sulh Akdi Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimiz hazretleri Tebük’de bulunduğu sırada Bahr-i Ahmer (Kızıldeniz)'in şimâlinde ve Akabe körfezinin müntehâsında deniz sâhilinde Eyle hükümdarı Yuhanna gelip üç yüz altın cizye vermek üzere ahd ü emân diledi. Ona bir ahidnâme verildi. Hulâsaten meâli: «Eyle halkı ile Şam, Yemen sahili ahâlisinden Eyleli- lerle berâber bulunanlar Allah’ın ve Rasûlünün zimmetin de ve ahd-i emânındadırlar. Herkes tam hürriyete mâliktir. Denizde olsun karada olsun herkes dilediği tarafa gitmek hakkını hâizdir. Men’etmek helâl değildir.» Dûmetü’l-Cendel hükümdarı Ukeydir bin Abdilme- lik Nasârâ dininde olup Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hâlid İbn-i Velid -radıyallahu anh-’ı 420 süvâri ile oraya gönderdi. Hz. Hâlid, Ukeydir’i kal'a haricinde 11. Tecrid-i Sarih Tercemesİ 10/421

