Sayfa metni
l06 Sohbetler III minde mahşer kuruluyor. Diğer şeyh, bütün ihvanını, "Düş meyin evladım, gayret edin." diyerek, koruyup-gözeterek götürüyor. Es’ad Efendimiz (k.s.), böyle bir çaba içine gir meden yalnız kendisi geçiveriyor. Bakın tek başına gidiyor. Gözler yumulu. Birbirlerini tasarruf altına almaya çalışıyor lar. Diğer şeyh bütün evlatlarını almış sıratın diğer tarafına geçirmiş, Es'ad Efendimiz (k.s.) yalnız olarak geçmiş. Diğer şeyh "Bak yalnız geldin, çok şükür ben bütün evladımı getir dim.” deyince Es’ad Efendimiz (k.s.), cübbesini silkeliyor, müridleri teker teker dökülüyor. Bu kez Es’ad Efendimiz (k.s.) diğer şeyhe "Eziyet ettin kendine, öyle tuta tuta getir din." deyince, Es'ad Efendimiz’in (k.s.) büyüklüğü diğer şeyh tarafından da anlaşılıyor. Babam Şeyh Mustafa Efendi (k.s.), Şemailin vasfedersen rabıta güzel olur. Aksakalh anberyüzlü aya benzer mürşidim. diye muhabbetini beyitlerinde ifade ederdi. Es'ad Efendimiz (k.s.), Meclis-i Meşayih Reisi olmuş, nâmı her tarafı tutmuş büyük bir mürşid-î kâmildi. Öyle ki İstanbul'da bazı şeyh efendiler, Efendimiz (k.s.)'in kapısına gelmişler, eline kapanmışlar "Ne olursun fakîri de, bütün müridanımı da evlatlığa kabul et." demişlerdir. Tasarruf altına alındı mı böyle olur. Fakirin de başından böyle bir tasarruf altına alınma hali geçmişti. Suyun yüzün de bir ağaç parçası gibi kaldım. İlim yok, irfan yok, kelime yok. Kendimden olan hiçbir şeyi hissetmedim. Bir sohbet esnasında idi, perdenin gerisinde Atasayar'ın annesi din lermiş, meğer o bizi tasarruf altına almış. Onun için, biz ko nuştuğumuzda hiç iftihar duymayız. İftihar duyacak halleri hemen elimizden alıveriyorlar.

