Sayfa metni
Efendilerimizi Anlayabilmek Kıymetli kardeşlerim! Üstadiarımız yaşıyor da olsalar, âhirete gitmiş de olsalar bizimle beraberdirler. Bunda müşkil bir taraf yok. Şimdiki hayatlarında, kının daki kılıç gibidirler. İrtihal ettiklerinde ise kınından çıkmış kılıç gibi daha tesirlidirler. Yeter ki bizler anlayabilelim. Pederim, Es’ad Efendimiz’e (k.s.) "Efendim! Size nasıl rabıta yapayım. Sizi, yanıma mı getireyim, yoksa yanınıza mı geleyim. Önüme mi getireyim, yoksa kalp çanağımı mı aça yım da füyuzat-ı İlâhiyye dökülsün.” diye soruyor. Efendimiz (k.s.) "Mustafa Efendi! Bırak bunları. Kutb-ı cihân, şarktan doğan güneşe benzer. Şarktan doğan güneş, pencerelerde, yağmur olduğu halde görünüyorsa onlar da öylece her kalp te doğar." buyuruyor. Mevlâ (c.c.) bizlere, efendilerimizi anlayabilmeyi nasip etsin. (Âmin) Onların büyüklüklerine işaret etmesi bakımından Es’ad Efendimiz'in (k.s.) başından geçen bir hadiseyi nakledeyim sîzlere: Es’ad Efendimiz (k.s.) bir Allah dostu ile bir araya geli yor, aralarında tasarruf hâli vaki oluyor. Hangisinin mânen daha yüksek olduğu ortaya çıkacak. Es’ad Erbilî (k.s.), Kut- bu'l-A'zam, binlerce müridi var. Diğeri de yine bir mürşid-i kâmil. O iki Allah dostu murakabeye başlıyorlar. Mânâ âle-

