Sayfa metni
İlim Nurânî Bir Perdedir Kıymetli kardeşlerim! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: "Al lah u Teâlâ'nın nûrdan ve zulmetten yetmiş perdesi vardır." İnsanların kimileri bu zulmânî perdelerle, kimileri ise nurânî perdelerle perdelenmiştir. İlim ise nurânî bir perde dir ve bazen kişiyi yoldan ah kor. Hakk’a vâsıl olmağa engel olur. Onun için büyüklerimiz "Keşke 'kâle yekûlu' bilmesey- diniz, evladım!" demişlerdir. Böyle kimselerin seyr ü süluku çok zordur. İhlassız ilim zararlıdır. Okumalı, ilim elde etmeli ama çok da tevazulu olmalı. Kibirden kaçınmalı. Bu mevzûyu daha güzel izah etmek için size Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinden bir menkıbe nakledeceğim. Mevlânâ Hâlid (k.s.), Çeştî, Kadiri, Kübreviyye tarikâtle- rinden icâzet almış, hâfız-ı Kur’ân, muhaddis, müfessir, fakîh, bir büyüğümüz. Zahirî ve bâtınî ilimlerde bir zirve. Bu mıntıkaya Nakşî tarîkini saçan o oldu. Âlicenâb idi. Ahlâk-ı hamide sahibi idi. Allah yolunda kınayıcının kınamasından korkmazdı. Kendisine halktan gelen ezalara katlanır sabre- derdi. Gönlü Hak yolunda sabit, açık ve anlaşılır bir lisanla konuşan, tatlı dilli hoş sohbet bir kimse idi. Ruhsatla amel etmezdi. Azimetle amel ederdi. Hastaları ziyaret ederdi. Dul ve yetimi eri gözetirdi. Mevlânâ Hâlid'in (k.s.) öyle bir ilmi vardı ki, kuşu kapan ırmak, hızla yağan yağmur, sahili bulunmayan bir deniz gi biydi. Ama bir türlü mutmain olamıyordu. Kendisine perde

