Sayfa metni
İrşad Kıymetli kardeşlerim! Askerden yeni geldiğimiz senelerdi. Adana’ya Sami Efendimiz (k.s.)’in ziyaretine gitmiştik. Yanımda Kılavuz Hafız da vardı. Kapıyı bizzat Efendimiz kendileri açtılar. Ne safa bahşeden bir simaları vardı. Gönlümüzün huzuru, ruhumuzun ziyası idi Üstadımız. Ramazan Bayramını yanlarında geçirdik. O’nun manevî zevkini anlatamam. Allah âhirette de beraber olmayı nasip eylesin! Üstadımızın o zaman bize anlattığı bir kıssayı, ben de siz kardeşlerime anlatayım da yâdigâr kalsın: Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri (k.s.), halifelerinden birine; "Sen, on iki bin kişiyi, şekavetten saadete çevireceksin. Yani isyan yolundan doğru yola getireceksin." der. Buna binaen Hazretin Halifesi olan zat varır yolda rastladığı bîr camide kısa bir vaaz u nasihatta bulunur, cemaat içinden füyüzâtın-etkisiyle ağlamadık kimse kalmaz. Ama keşif gözüyle bakınca cemaatin içinde sekiz tane şakî (isyan içinde olan kişi)’nin bulunduğunu görür. Kendi kendine şöyle der, bâri bir tekke açayım orada ıslaha muhtaçların irşadı İle meşgul olayım. Tekke açar. On gün, yirmi gün bekler. Oraya da hep said (iyi) insanlar gelir. Bir tane bile bir isyankâr, bir şakî kul gelmez. Yâ Rabbî der, nerden bulacağım ben bu şakileri? i ¡1 ı. 109

