Sayfa metni
Sadaka kalbi mühürlü olmayan, itidalli insanlara iman nasib oluyor. Peygamberimiz (s.a.v.), her biri gökte birer yıldız olan saha belerine buyurdu ki: - Bu taştan çıkan yavrunun üç gün ömrü var. Birinci gün nişanlayın, ikinci gün düğün yapın, üçüncü gün gerdeğe girsin, belki bir çocuğu olur da amel defteri kapanmaz. Sahibeler, Peygamberimizin emrini yerine getirdiler. Gerdek gecesi bütün mahalle uyumuş. Sadece onların ışığı yanıyor. O çevreye gelen açlıktan bitap düşmüş, üç fakir bu evin ışığını görüyorlar. İçlerinden biri gidiyor, kapıyı çalıp; "Açız, Allah rızası için biraz ekmek verin." diyor. Üç ekmekleri varmış. Birini veriyorlar. Sonra İkincisi, daha sonra da üçüncüsü giderek birer ekmek alıyorlar. Damatla gelin: "Allah bize başka rızık verir." diyerek kendi leri aç sabahlıyorlar. Ortalık ağarınca damat için cenaze hazırlıkları yapılıyor, kazanlar kuruluyor. Kapıyı vurup gelin hanıma soruyorlar: - Kardeşimiz nerede? - İçeride oturuyor. Hayretler içinde hemen Peygamberimiz (s.a.v.)’e geliyorlar. - Hâşâ, Yâ Rasûlallah! Sen sadık bir habercisin, bir peygam bersin. Senin haber verdiğin adam ölmemiş. Peygamberimiz: - Allah Allah! Bunları Ben kendiliğimden söylemedim, Cebrail haber vermişti. Derhal Cebrail (a.s.) semâdan nazil olur. - Ya Muhammed (s.a.v.)! Sen üzülme! Söylediğin doğrudur. Ancak Cenab-ı Hakk ona, gece sadaka olarak verdiği her bir ekmek için on sene ömür verdi. Otuz sene daha yaşayacak. Ve hesap edilir, tam otuz yıl sonra gencin ömrü biter. Allah (c.c.), biz mü’minleri, yolunda infak ve tasadduk vesilesiyle ömrü bereketlenen kullarından eylesin. (Âmin) Hamd olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a. 61

