Sayfa metni
Şeytanın Düşmanları Beşincisi: Doğru sözlü'tüccarlar. Altıncısı: Nasihat veren müzminler. Mü’minler vaaz u nasihatle insanların gönlünü çeviriyorlar. Evvelce âsî iken, en önde mü’min, mütedeyyin oluyor o kişiler. Bu da şeytanın işini zorlaştırıyor. Şeytan ihlâslı mü’minlerin de düşmanıdır. Yedincisi: Merhamet sahibi kimseler. Merhamet sahibi mü’min, bir kimsenin aç olduğunu duydu mu ona yetişir, karnını doyurur, sadaka verir. Şeytan, rahmetten ve merhametten hoşlanmaz. Sekizincisi:Tevbesinde sebat eden genç-ihtiyar mü’minler. Meselâ, ramazan ayında hulus-i kalb ile tevbe ediyor. Fakat tevbesi geçici değil. Ramazandan sonra da yine ibadetine devam ediyor. Kumarı terk etmiş, yalanı terk etmiş, gıybeti terk etmiş, rüşveti terk etmiş. Kısacası tevbesinde sebat etmiş olan kimseleri de şeytan kendisine düşman biliyor. Dokuzuncusu: Verâ sahibi, haramdan sakınan mü’minler. Onuncusu: Ahlâk-ı hamîde sahibi, güzel ahlâklı kimseler. Bİr mümin ki kimseyi incitmiyor, kimseden de incinmiyor. Maruf-ı Kerhî gibi. Şeytan bu kimselere de yaklaşamıyor. On birincisi: Daima abdestli gezen mü’minler. Abdestli gezen mümin silahlı bir kimse gibidir. Şeytan abdestli adamın semtine hiç uğrayamaz. On İkincisi: Çokça Kur’an okuyanlar. Şeytan, Kur’an okunurken kalay gibi erir. Namaz kılınırken ise sıtma tutmuş gibi titrer. On üçüncüsü: İnsanlar uykuda iken gece namazı kılanlar. İnsanlar uyuyor, o kalkmış sadece Hakk rızası İçin namaz kılıyor. Riyadan arınmış bu namaz şeytanın eceli demektir. 127

