Sayfa metni
Sohbetler II Şeytan şöyle sıralamaya başladı: Birincisi: Şensin Yâ Muhammed (s.a.v.)! Eğer Hz. Peygamber olmasaydı, âlemlere rahmet olarak gelmeseydi, şeytan insanları yoldan çıkaracaktı. Allah’ın kulları cehenneme gideceklerdi. Efendimiz (s.a.v.)’in teşrifiyle bütün dünya rahmete kavuştu. İşte bu yüzden şeytanın en büyük düş manı Habîbullah (s.a.v.)’tır. İkincisi: Adaletli hükümdarlar, idareciler. Cumhurreisinden, aile reisine kadar herkes. Bu zümreye mensup kimseler, adaletli olurlarsa şeytanın düşmanı olmak tadırlar. Aksi takdirde zâlim olurlar, namazlarını kılmazlar, oruçlarını tutmazlarsa şeytanla arkadaş olurlar. Aile reisleri, çocukları arasında farklı muamele yaparlarsa, işte onlar da şey tanın dostu olurlar. Lâkin adaletli hareket ettiler mi şeytanın düş manıdırlar. Adalet çok mühim kardeşlerim. Cuma hutbelerinin sonunda okunan ayet-i celîlede Rabbimiz buyuruyor: "Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız, diye size öğüt veriyor." (Nahl: 16/90) Üçüncüsü: Tevâzû sahibi zenginler. Hem çok parası var hem de mütevazı. Bu zümreyi şeytan sevmez. Meyveli ağacın dalları yerde olur. Varlık arttıkça kibrin artıyor mu, adam değilsin. Şeytanın sevmediği ama Peygamberimiz (s.a.v.)’in sevdiği adamlardan olalım. -İnşâallah- Dördüncüsü: Allah’tan korkan, ilmiyle âmil âlimler. Fakat Peygamberimiz (s.a.v.) onları seviyor. "Âlimler vâris- İ enbiyâdır." buyuruyor. 126

