Sayfa metni
24 Sohbetler III - Ayağımın altını yılan soktu yâ Rasûlallah, gayr-i ihtiya ri vücudum uyuştu da gözümden yaş döküldü. - Çek ayağını Allah aşkına. Efendimiz "Bismillah" diyerek Hz. Ebubekir’in ayağının tabanına mübarek tükürüğünden sürmüş ve böylece Hz. Ebubekir’in ayağındaki yara iyileşmiştir. Yeri gelmişken sizlere Hz. Ali Efendimiz’in gözlerinin nasıl şifa bulduğunu da nakledeyim. Hayber savaşında Al lah'ın Rasûlü'nün gözleri Hz. Ali'yi arar. - Nerde Ali? - Gözleri ağrıyor yâ Rasûlallah! Hz. Ali'nin huzuruna çağrılmasını emreder. Hz. Ali gayet edeple huzura gelir. Efendimiz Hazretleri mübarek tükürü ğüyle Hz. Ali'nin gözlerini sıvazlar. Bi-iznillah şifa bulur. Hz. Ali (k.v.) "Ondan sonra gözlerim hiç ağrımadı." buyurmuş tur. Devam edeyim. Yılan dışarı çıkıyor, şehâdet getiriyor. Efendimiz yılana soruyor: - Ey yılan! Benim dostumun ayağını niçin soktun? - Yâ Rasûlallah! Bir tek insanlar mı âşık Sana. Senin bu raya geleceğini duyalı seneler oldu. Saadet ayı doğdu, saadet güneşi doğdu. Aman, Rasûlullah'ın mübarek yüzünü görece ğiz diye seviniyorduk. Sıddîk-ı Ekber, delikleri muhkem bas tırdı, bir tek delik kalmıştı, ona da ökçesini koydu. 0 bir tek delikten geldim, açması için ayağına dokundum, açmadı. Arkadaşının ayağını sokmaya, gül yüzünü görmek için mec bur kaldım, bu hatayı Senin mübarek cemâlini göreyim diye yaptım. - Yâ Sıddîk! Hakkını helal et.

