Sayfa metni
İman Esasları ve Dua / 429 Hakkın nurları ile aydınlatır. Allah, dilediklerine azâb eder: yani Allah, dilediği kimselerin nefsini saîr (cehen nem) derekelerinin ateşi ile, rûhunu da yüce, büyük Allah’tan ayrılma âteşi ile cezâlandırır. Allah’ın her şeye gücü yeter. Yâni lutfûnu ve kahrını izhâr edebilir. Halk etme ve emir alemlerini terkîb etmeye gücü yeter. « Ejj ¿L lj¿T » Ey Rabbimiz! afvını isteriz. Bu âyet şuna işârettir ki, mü’min ve kul olmanın sonucu, kul, kendi nefsini bütün şerleri yapacak fıtratta, mevtasını da bütün hayırlara lâyık olarak görmeli dâima hüsn-i edeble güzel gördüğü şeyleri efendisine (Allah’a) nisbet etmelidir. Bu da, büyük-küçük her şeyde O’na hamdetmek, şükreder ken yapmış olduğu ihmâlden dolayı da istiğfar etmekle ve bütün bunları yaparken kendi güç ve kuvvetinden kurtu lup, Allah’ın güç ve kuvvetine güvenmek sûreti ile olur. Kul, dâima: «Bütün hamdler Allah’a mahsusdur. Allah’dan afvımı dilerim. Tâate yöneltici kuvvet, masıyete mâni olan güç, ancak Allah Teâlâ sayesinde olur.» derse bu ona yeter. Bu dünyâ ve âhirette Allah’ın azabından kurta rıcı devam edenlere fetih kapılarını açan bir zikirdir. Şunu iyi bil ki: tahkîk derecesine ulaşabilmen şu aşağıdakileri yapmakla mümkündür: İsyan ânında tevbe, istiğfar. Tâatta Allah’ın ihsânını görmek, Niyyette rızâ, Nimette şükrün mevcûd oluşunu görmek.

