Sayfa metni
406 / Bakara Sûresi Tefsiri dir olamazlar. Hallerini bilmeyen, iffet ve istiğnaların dan dolayı onları zengin kimseler sanır. Habibim! Sen o gibileri simâlarından tanırsın. Onlar insanlardan yüzsüzlük edip de bir şey istemezler.» Âyette sözü edilen iffetli kişiler: Ashâb-ı sütte dir ki bunlar Kureyş muhacirlerinden 400 kişi kadardı. Medine’de evleri ve akrabaları yoktu. Mescid-i Nebevî’nin sofasında gece Kur’ân öğreniyorlar, gündüz hurma çe kirdeği kırıyorlardı. Allah Rasûlû -sallallahu aleyhi ve sellem’in göndermiş olduğu bütün seriyyelere katılıyor lardı. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- de yanındaki yiyeceklerden akşamleyin onlara verirdi. İbn-i Abbâs -radıyallahu anh-dan, rivâyet ediliyor: Allah Rasûlû -sallallahu aleyhi vesellem- birgünAshab-ı suffe’nin yanında oturdu, onların fakirlik ve perişanlıkla rını gördü de, gönüllerini şöyle aldı: - Ey Ashab-ı soffe! Size müjdeler olsun, sevinin. Ümmetimden kim, sizin bulunduğunuz halde, durumu na razı olarak, Allah’a mülâki olursa o, benim refiklerim (dostlarım) dendir. Allah Rasûlû -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle bu yurmuştur: - «Sizden birinizin ipini alarak gidip, sırtında bir yük odun getirmesi ve bununla insanlara yüz suyu dökmekten kendini kurtarması onlardan bir şeyler istemekten daha hayırlıdır. Onlar, kendisine verir veya vermez.» Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’den rivâyet ediliyor:

