Sayfa metni
384 / Bakara Sûresi Tefsiri---------------------------------------------------- buyurdular. Bunu Hazret-i Osman bin Affan -radıyallahu anh- işidip hemen o kuyuyu hazırlamaya niyyet etdi. Fakat bir kâfir de Hazret-i Osman -radıyallahu anh-’den daha ça buk davranıp o kuyuyu kazdırdı. Bunun üzerine Nebîyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: «Mü'minin niyyeti onun amelinden hayırlıdır» yani o kâfirin, amelin den hayırlıdır manasındaki hadîs-i şeriflerini îrad etdiler. İkinci olarak mü’minin amelden mücerred niyyeti, niyyetden mücerred amelinden yine hayırlıdır. Çünkü bir işin Allah indinde makbul olması için amelin güzel bir niy- yetle güzel bir şekilde yapılmaya çalışılması lâzımdır. İnfâk da insanların derecelerine göre derece derece dir. Avâmın infâkı yalnızca malını vermekdir ki, mükâfatı cennetdir. Havassın infâkı malını infâk etmekle beraber nefsini de tezkiye ve kalbini tasfiye etmekdir ki ecri kıyamet gününde Vech-i akdes-i İlâhîyi müşâhede nimetine nâiliy- yetdir. Bu sebeble mü’mine gereken ve yaraşan, malını in- fâk ederken nefsini de temizlemek ve kalbini Allah’a tahsîs etmekdir. Kalbinde mal sevgisi, dünyâ sevgisi bulunan bir mü’min îmanın zevkine ve kemâline eremez. Cimrilikden sakınmak ve elinde bulunanın ölçüsünde cömerd olmaya çalışmak da mü’minliğin şiârındandır. Tebük Seferi zuhûr etdiğinde ashab-ı kirâm, her biri kendi durumlarına göre öyle fedâkârlıklarda bulunmuş lardır ki meselâ Hazret-i Osman -radıyallahu anh- sefere çıkacak olan orduyu ki, meşakkatinden dolayı -Ceyşu’l- Usre- deniliyordu, teçhiz etdi. Techizâtıyle beraber bin deve ve bin dinar verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gayetle memnun ve mahzûz olup:

