Sayfa metni
Semahat ve Muavenet / 167 Sûre-i Teğâbun’da: ¿Itljli o_ ii ^ji jjj ¿^3 \ I j^*~ ^^^3 ÛjîJÎaII ^ “İnfâk edin ki hakkınızda hayırlı olsun, kim nef sinin hırsından, âzâde kalırsa, işte felâh bulacak onlardır."^ Sünnet kitaplarına “hadîslere" müracaat olunursa bu mevzûa dâir sayılamayacak kadar hadîs-i nebevî görülür. Bunlardan biri: “Nefsiniz için istediğiniz bir hayrı, diğer insanlar için de istemedikçe, tam mü'min olamazsınız...” Sonra âyetlerin, hadîslerin cümlesi şu nokta üze rinde birleşiyor. Allah zü’l-celâl, infâk eden kulları içinden ancak ve rirlerken ihlâs ile, gönül hoşluğu ile veren ve arkasından ezâya, minnete, töhmete kalkışmayanları harîm-i rah metine kabûl ediyor. Sûre-i Tevbe’de: j^C> JaŞj ^1 ^Ij ¿1 lj ¿^ '¿^ <jl/\l ¿j^j 172. Teğâbun Sûresi, 16

