Sayfa metni
116/ Musahabe 2 fışkını iş’âr eden isim ne fenâ şeydir. Eğer bir kimse ye tân eder veyahut fenâ isimle çağırırsa derhal tev- beye müsâraat etmek lazımdır. Eğer tevbe etmezler se onlar kendi nefislerine ve başkalarına zulüm eden zâlimlerdir.”110 Yani, ey mü’minler! Sizden bazınız bazınızı istihzâ et mesin. Zîra ki istihzâ edilen kimse istihzâ eden kimseden hayırlı olur. Çünkü indallah hayırlı olan kimseler azdır ve gizlidir. Binâenaleyh zâhirde fakîr ve sefîl görünen kimse yi elbisesi yeni olanın veya zengin ve ehl-i servet olan kimsenin de servetine ve varlığına mağrur olup da fakîr olan kimseyi hakîr görerek istihzâ etmesi câiz değildir. Tefsîr-i Hâzin'de beyân olunduğu veçhile; Benî Te- mim'den elçi olarak gelen yetmiş kişinin ashâb-ı suffayı Mescid-i Nebevî sofasında fakîr olarak görüp de istihzâ etmeleri üzerine bu âyet-i celîle nâzil olmuştur. Kezâ, Ey mü’minlerl Birbirinizi ayıplayacak kusur işlemeyin demektir. Ehl-i îmân uhuvvet-l hakîkiye-l İs lâm icâbı şahs-ı vâhid mesâbesinde olduklarından bir mü'mini tân etmek bilcümle ehl-i îmâna tân gibi olaca ğına ve hattâ başkasına tân etmekle kendi nefsine bile tân etmiş olacağına işâret için Vâcib teâiâ hazretleri; “Kendi nefsinize tân etmeyin.” buyurmuştur. Kezâ bir kimseyi sevmediği bir isimle çağırmayın. Meselâ; “yâ fâsık, ey ahmak” diye bir mü’mini zemmi müş’ir bir lakabla çağırmaktan Cenâb-ı Hak sarâhatle nehiy buyurmuştur. 110. Hucurât Sûresi, 11

