Sayfa metni
Hz. Ammar Bin Yâsir / 201 ellerinden halâs olup ölümden kurtulmak için bizzarûre istediklerini söylemişti. Ellerinden kurtuldukdan sonra doğru huzûr-ı Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geçip vukû-ı hali ağlayarak söyledi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «- İstedikleri sözü söylediğinde kalbini nasıl buldun?» diye sordu. Çelik gibi İmanlı, metin ve sağlam kalbli olan Ammar -radıyallahu anh-, kalbinin kavî imanla Cenâb-ı Al lah’a bağlı olduğunu söyledi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de: - Ammar'ı başından ayağına kadar îmân ihata eyledi. Ve imanı kemiklerine işledi. Binaenaleyh Ammar, kâfir olmaz buyurdu. Ve huzûr-ı Resûlullah’da ağlamakta olan Ammar’ın gözlerinin yaşını Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz mübarek elleriyle sildi. Kalbi iman ile sabit olunca lisanıyla zarurete binaen söylemenin imanına zararı olmadığını Ammar'a haber verdi. İşte bu âyet-İ ce- lîlenin Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i tasdik için nazil oduğu rivâyet edilmişdir.192 192 Ashab-ı Kiram 328, 334 Tefsir-i Hâzin’de beyân olunduğu üzere katl-İ nefs ve ta'tıyl-i uzuv gibi tehdid vukuunda kelime-i küfrü söylemekte kalbini muhafaza etmek şartıyla ruhsat-ı şer’ıyye vardır, ma- ’zûr ve mağfûrdur. Eğer söylemez de sabr ederse azimetle amel eylediğinden me’cûr olur. Ebû Saidi’il-Hudrî -radıyallahu anh- rivâyet ediyor: Bir gün Mescid-i Şerif bina edifiyorken başta bizzat Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cümlemiz ellerimizle

