Sayfa metni
Hz. Dırar ibn-i Ezver / 195 Her iki taraf hayli çarpışdılar. İstafan’ın yüreğine ölüm korkusu girmiş olmalı ki, bir aralık firar etmek niyyetinde bulunduysa da Rumların yaygaralarından utanıyordu. Niha yet Dirar bin Ezver -radıyallahu anh- İstafan'ı şaşırtıp yere çarpdı. Teslim olmadığından derhal katleyledi. İşte o zaman iki ordu hunrîzâne sûretde birbirlyle karıştılar. Bu muharebe ikindi sonuna kadar devam etdi ise de akşam vakti tatil edildi. Tarih’de harb safahâtı mufassalan beyan olunduğu üzere Hübeyre isminde bir rahibin tedbiriyle Hazret-i Hâlid'i yirmi-otuz kadar süvari ile pusuya düşürüp Hud’a ile gûya Vardan Müslüman olacak diye Hazret-i Hâlid’le mükâleme ederken Hâlid -radıyallahu anh-'i katletmek tedbirinde bulundular İse de rahib Hûbeyra ağlayarak nedamet edip Kelime-i şehâdeti getirdikten sonra hud'ayı haber vermesi üzerine ona göre tertibat alınıp Vardan’ın pusu için gönder diği süvarilerin cümlesi idam edildiler. Vardan’ın da haberi olmadı. Vardan Hazret-i Hâlid ile.kırk hatve mesafeden mükâlemeye başladılar: Vardan: «-Ya Hâlid, siz aç adamlarsınız, imparatorla harb etmek haddiniz mi? Bir miktar erzak ve hurma verelim de şuradan defolup gidiniz. Dünyanın cennet misali memleketlerinde saltanat sürmek nerenize layıkdır. Elimizdeki emval-i ga- nâimi almak istiyorsunuz. Haydi defolunuz, yoksa birdane kalıncaya kadar kılınçtan geçiririmi... Hazret-i Seyfullah son derece hiddetle ■ «- Be hey Kelbü’r-Ruml... Biz sizin gibi akçeye sec de eden, kadınlara boyun eğen alçaklardan değiliz, biz

