Sayfa metni
Hz. Dırar ibn-i Ezver / 193 - Öyle ise tevkif et. Bu sırada Ebû Ubeyde Hazretlerinin ordusuyla Hazret-i Halid’in fırkası Antakya kurbünde demir köprünün etrafına toplandılar. Köprüdeki Rumlar korkularından bilâ-harb mevkilerini Müslümanlara teslim etdiler. Bu suretle Antakya muhasara altına alındı. Hirakl’ın bu sırada Meşgul bulunduğu bir zamanda General Mîka, Dırar bin Ezver ile rufekasını İslâm tarafına kaçırdı. Mîka’nın Müslümanlara gösterdiği muaveneti tecessüs eden Filintanos, Mîka’ya dedi ki: «- Sen ehl-i İslâm’a çok muavenet ediyorsun. Dırar’ı da kaçırdın, sebebi nedir?» Mika: -El-Hak, İslâmiyyeti kabul etdim, niçin saklayayım? Filintanos: - Din-i İslâm’a dair bana malûmat verebilir misin? Mîka: - Evet verebilirim, dinle arkadaş, sana söyleyeyim, adalet, insaniyyet, merhamet gibi evsâf-ı memdûhayı ancak İslâmiyyette bulabilirsin. Din-i İslâm'da hukukça büyük küçük ve fakir-zengin hep müsavidir, islâmiyyetde hiçbir kimsenin sözü Kur’an-ı Azıymü'ş-Şân’a muhalif mesmû' olmaz. General Mîka’nın bu sözleri Filintanos’a tesir eyledi ğinden derhal iman etti. Hattâ birkaç gün sonra ehl-i İslâm tarafına savuşup Hazret-i Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-’e bey'at eyledi. Şam civarındaki muharebelerde Hirakl’in kızkardeşi oğlu Karlos, Hazret-i Halid -radıyallahu anh- ile mübareze- sinde, Hazret-i Hâlid -radıyallahu anh- tarafından kılıncın

