Sayfa metni
144 / Ashâb-r Kiram 2 -------------------------------------------------------- Amr ibn-i Ümeyye’nin oğlu Cafer der ki: - Bir ara ben Abdullah bin Adiyy bin Hıyâr152 ile Hu- mus’a vardığımızda Abdullah bana! 152 Adiyy bin Hıyar Ubeydullah’ın babasıdır. 153 Tecrid-i Sarih tercemesi 10/205 v.d. . «- Vahşi’yi görmek ister misin?» dedi. Ben de: «- Evet» dedim. O sırada Vahşi Humus’da oturuyordu. Vahşi'nin nerede olduğunu sorduk: «- Şu köşkün gölgesindeki Vahşİ’dİr» diye gösterildi. O büyük bir yağ tulumu gibi semiz kızıl gözlü bir kişi idi. Yanına gittik. Biraz irkilip selâm verdik. Selâmımızı aldı. Ubeydullah’ın o sırada sarığı yüzüne başına dolaşmış bulunduğundan Vahşi onun yalınız gözleriyle ayaklarını görüyordu. Ubeydullah ona: «- Ey Vahşi, beni tanıyor musun?» diye sordu. Vahşi, Ubey- dullah’ı şöyle iki gözü ile süzdükten sonra cevâp verdi: - Hayır, vallahi tanımadım, yalnız bildiğim bir şey varsa şudur: Adiyy bin Hıyar, Ebu'l-lys kızı Ümm-i Kıtal denilen bir kadınla evlenmişti. Ben de bir süt ana arayıp bulmuş ve bu çocuğu anasıyla berâber bir süt anaya götürmüştüm. Senin ayakların o çocuğun ayakları gibi olduğu için ayaklarına dikkatle baktım. Buhari Şarihi «Bu iki görüş arasında yarım asırlık bir zaman fasılası bulunduğunu kayd ediyor.153 İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma-’dan: «Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Vahşi’yi İslâm’a davet etmek için birini gönderdi. O da Re- sûlullah’a haber gönderdi ki:

