Sayfa metni
Hz. Süheyl Bin Amr / 127 Süheyl -radıyallahu anh- pek âkil olup o da içlerinde olduğu halde o vakit dedi ki: - Ey kavm ve aşîret! ben sizin vechinizde olan hali vallahi müşâhede etmekteyim. Siz eğer darılacaksanız kendinize darılın. İslâm’a onlar çağrıldı, siz de çağrıldınız, onlar sür’at etti, siz betâet etdiniz. Vallahi onların sizi sebkat etmiş ol dukları fazileti sizin fevt etmeniz şimdi koşmuş olduğumuz kapıya dahil olmakda müsabakayı fevt etmenizden şiddetli idi. Görüyorsunuz, bunlar sizetekaddüm etdiler. Onları bu babda sebkat ve takaddüme sizin için bir tarik yoktur, ancak cihada bakın da ona mülâzemet edin, belki Cenâb-ı Hak sizi şehâdet ile merzûk kılar.» Sonra Süheyl -radıyallahu anh- eteğini silkerek kalkıb o aralık dâru'l-cihâd olan Suriye’ye gelmiştir. Vefatı Hicrî 18 tarihinde Amvas taununda vuku bulmuşdur.141 141 1/48; el-Hakayık, 2/191 142 Tecrid-i Sarih tere. 8/167 Buhârî-Şerh-i Tecrid'in kaydına nazaran: Hazreti Ömer -radıyallahu anh-’in hilâfeti zamanında Süheyl -radıyallahu anh- bütün akrabasıyla Şam fethine iştirak etmiş, hemen cümlesi bu gazalarda şehid olmuşdur. Vefâtından sonra kızı Hind ile oğlu Utbe’nin kızı Fâhite ber-hayat olup Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- tarafından Fahite Haris bin Hişam’ın oğlu Abdurrahman'a tezviç edilmişdir. -radıyallahu anh-142

