Sayfa metni
16 / Ashâb-ı Kiram 2 lan heybeme koydum. O günden beri her ne zaman elimi heybeme koyduysam daima hurma bulurdum. Hayli sadaka da verdim. Hazret-i Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahû anhü- ma- devirlerinde de o hurmalardan yerdim, hiç tükenmez idi. Hazret-i Osman -radıyallahu anh-’İn zamanında karıştklıkda o heybemi zayi eyledim, demişdir. Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-ın bir kere koyun kebabı yemekte olan bir cemaata yolu uğramıştı. Bunlar müşarün ileyhi dâvet etdilerse de icabet etmedi ve dedi ki: «- Vallahi Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu dünyada arpa ekmeği ile karnı doymadan çıkıp gitdi.»8 Ebû Hüreyre -radıyallahu anh- der ki: «Bir gün son derece acıkmışdım. Yolda Ömer ibn-i Hattab -radıyallahu anh-’e kavuşdum. Âl-i İmrân suresinden bir âyet-i celîle okuyarak istifade etmekliğimi rica etdim. Fakat maksadım karnımı doyurmaktı. Fakat Hazret-i Ömer anlamadı. Yanından ayrıldım, az gitmeden şiddetli açlıkdan yüz üstü yere düşdüm. Bu baygınlık sırasında Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- baş ucuma geldi. Bana: -Yâ Ebâ Hüreyre! diye seslendi. Ben de: - Buyur Yâ Resulallah! Lebbeyk ve sa'deyk’, dedim. Elimi tutdu, beni yerden kaldırdı. Hâlimi anladı, beni evine götürdü. Hemen büyük bir bardak süt içmemi emir buyurdu. İçdim. 3 Tecrid-i Sarih Tere. 11/387.

