Sayfa metni
142 / Hazret-i Ömer almak için değii, ayrıca bu suretle bir de reîs-i devletin umûma âid eşyâdan birşey alamayacağını anlatmak için çağırmıştı. Hz. Ömer -radıyallahu anh- riyâset-i devleti deruh- de ettikten sonra ticâretle meşgul olmağa vakit bulama dığından ashâbı toplayarak vaziyeti îzâh ile kendisine bir maaş tahsisini taleb etmiş; reîs-i devlet’in hazîne-i umûmiyyeden alelâde maişeti taleb edebileceğine dâir Hz. Ali -radıyallahu anh-’ın re’yini kabûl etmişti. Bundan başka da Bedir Gâzîleri’ne muhassasat bağlandığı za man kendisine de senevi 5000 dirhem maaş bağlan mıştı. Devletin milyârlarca parasından Hz. Fârûk-ı Âzam -radıyallahu anh-’ın aldığı para bu idi. Yalnız eline ganimet hissesi olarak büyük bir para geçti mi, onu derhâl sarfederdi. Hz. Ümmü Gülsüm -radıyallahu anhâ- ile evlendiği za- mân Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ailesine hürmetkârlığını göstermek için 40.000 dirhem mehir vermiş ve bunu refikasına derhâl te’diye eylemişti. Hz. Ömer -radıyallahu anh-'ı Beni Hâşim'e memûriyet vermekten men eden sebeb; onların kendi lerini nass-ı Kur’ân ile Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e âid olan ganimetin beşte birini almağa müstahak görmeleri ve servetlerin müsâid olmasına rağmen bu humüsü almakta ısrâr etmeleridir. Hz. Ömer -radıyallahu anh-’a göre bu humüsün tevzii reîs-i devle te âid bir vazîfe idi.

