Sayfa metni
Hz. Ömer'in Fezâîli / 105 dîn Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın mevzû-i bahsettiği bir mes’eleye bir şey ilâve etmemişlerdir. Emîrü’l-Mü’minîn Ömer İbnü’l-Hattâb -radıyallahu anh- hazretlerinin eyyâm-ı hilâfetinde, memâlik-İ İslâ- miyye vüs’at buldu. Ve Beytü’l-mâl-i müslimîn de emvâl ile doldu. Hâlbuki, bir milletin içinde bu mertebe servet ve gınâdan dolayı nâs beyninde hâdis olacak ağrâz-ı dünyeviyyenin fitne vukûuna bâis olacağı düşüncesi Ömer -radıyallahu anh-’ın zihnini teşviş ediyordu. Resûl-i Ekrem -sallalahu aleyhi ve sellem- Hazret leri de, Ümmetimin düşmanlara galebe için Mekke, Ye men, Kudüs ve Şâm’ı fethederek Kisrâ ve Kayserin ha zînelerini taksîm edeceklerini ve aralarında fitne ve ihti lâf ve nefsâniyyet hâdis olarak mülûk-i sâlifenin mesle ğine gideceklerini beyân buyurmuştu. Ve Ömer -radı- yallahu anh- hayâtta bulundukça fitne zâhir olmayaca ğını haber vermişti. Hz. Ömer -radıyallahu anh- millet-i islâmiyye ara sında fitne husûsunda pek endişe ederdi. Lâkin Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın, enzâr-ı âmmede olan mehâ- beti ve millet-i İslâmiyyenin kendisine olan fevkalâde in- kıyâd ve itâatı, fitne zuhûruna mânî’ idi. Çünkü Hz. Ömer -radıyallahu anh- milyonlarca em- vâl-i ganâimi nâsın derecelerine göre taksîm ederken, kendisi orta halde bir muhâcir gibi tasarruf ile geçinirdi. Hattâ bir gün hutbe okurken gömleğinin oniki yerinde yama olduğu görülmüştü. Kimsenin ona bir diyeceği yoktu. Herkes ondan utanır, mehâbetinden korkar ve sakınırdı.

