Sayfa metni
---------------- -- Rasûlullah ($,a.v,)'in Hirakl'i îmâna Daveti / 207 Hİrakl, nücûma bakar kehânete aşina bir kimse idi. Bu suale maruz kalınca onlara: - Bu gece nücûma bakdığımda Hitan melikini zuhûr etmiş gördüm. Bu ümmet içinde sünnet olanlar kimlerdir diye sordu. - “Yehûddan başka sünnet olan yokdur. Onlardan da sakın endişe etme, dahili şehirlerine yaz oradaki Ya- hudileri kati etsinler” dediler. Derken o sırada Hirakl’in huzuruna Gassan Meliki tarafından Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretlerine dâir isâl-i habe re memur olarak gönderilmiş bir adam getirdiler. Hİrakl o adamdan havâdis alınca: “Gidin o adam sünnetli midir? değil midir? Bakın” dedi. Sordular ve sün netli olduğunu bildirdiler. Sonra gelen adamdan; “Kavm-i Arab sünnetli midir?” diye sordu. “Sünnet olurlar” cevabı nı aldı. Bunun üzerine Hİrakl; “Bu milletin meliki işte zuhur etmişdir” dedi. Sonra Hİrakl Roma'da ilimce kendi naziri olan bir dostuna mektup yazıp Humus’a gitdi. Humus’dan ayrılmadan o dostundan Hz. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in zûhur ettiğini ve zât-ı şerifinin peygamber ol duğu hakkındaki re'yine muvafık geldi. Müteakiben Hİrakl, Humus’daki bir köşküne uzamayı Rumu dâvet ederek kapıların kapanmasını emretdi. Son ra yüksek bir yere çıkıp: - “Ey Rum cemâati! Bu zâta bey’at edip de felâh ve rüşde nâil olmayı ve mülkünüzün pâyidâr olmasını istemez misiniz?” diye hitab etdi. Cemâati yabanî eşekler gibi sür'atle kapıya doğru koşarak hücum etdilerse de kapıyı kapalı buldular.

