Sayfa metni
196 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a)----------------------------------------------- yâd ediyorum. Gözlerimi kapıyorum, pîş-i nazarıma bir alayiş-i manevi ile beyaz kefenlere bürünmüş şühedânın timsal-i mukaddesleri geliyor. Bir sayha-i manevi bana hitaben: “Korkma ey Dırarl Fî-sebîlillah mecruh düşdün, bütün şühedâ ve gaziler ve âlem-i mükevvenat seni tebrik ediyor” diyor. Seni yâd eder, eder de ağlarım. Bari sen de göz yaş larımı yâd et, Allah aşkıyle yâd et!” Karındaşın Dırar bin Ezver General Mika bu mektubu alıb birisiyle Ebû Ubey- de Hazretlerine gönderdi. Ebû Ubeyde Hazretleri, Hav le Hatun’u celbederek bütün ümerâ-yı İslamiyyenin muvâcehesinde mezkûr mektubu okudukda hepsi hün gür hüngür ağlamaya başladılar. Dırar Hazretleri yirmi gün zarfında tamamen kesb-i âfiyet eyledi. Hirakl Mika’yı çağırıp: Haydi Dırar’la beraber esirleri kiliseye götür. Ayinimizi görürler de belki dinlerini ter- kederler, dedi. Hirakl’in emri üzerine Dırar ile beraber diğer esirler kiliseye götürüldü. Kilisede Rumlar haçlara taptıkça Hz. Dırar maiyyeti ile baraber tekbîr, tehlil edi yorlardı. Hirakl bu halden gadaplanarak maiyyetine hitaben: - Bunları kiliseden çıkdıktan sonra Mesih yoluna kurban edeceksiniz. Mika:

