Sayfa metni
Dırâr Bin Ezver (r.a) / 195 Hz. D ırar kılınçların tesiriyle bîhûş bir hale gelmiş idi. Bir aralık gözlerini açıp General Mika’yı karşısında gördükde hazin bir sesle dedi ki: - Eğer sen Müslüman isen hakkımda lazım gelen muaveneti dirîğ eyleme. Hristiyan isen lazıme-i insaniy- yeti ifa et. Mika kemal-i samimiyetle: - Karşındaki din-i İslâmî kabul eden general Mika’dır. Senin hayatını muhâfaza etmek için ölüm denilen o düş- man-ı hayâtı ihtiyâr eyliyorum. Korkma yâ D ırar! Mu hammed -aleyhisselâm-’ın nûr-i nübüvveti aşkına sana her türlü muavenetde bulunurum ve hem de askerinle beraber firar ederiz. Dırar, Mika’nın bu hayatbahş sözlerinden son derece memnun oldu. Bir kaç gün tedâvî olunduktan sonra kesb- i afiyet etmeye başladı. Müşarünileyh bir gün General Mika’ya dedi ki: Hatırıma hemşiremin hayal-i müşfikanesi geliyor. Bir mektub yazmış olsam gönderebilir misin? Mika: O benim vazifemdir. Sen hemen yaz. Hz. Dırar gözlerinden bir çok yaşlar dökerek kız kar deşine hitaben âtideki hazin mektubu yazdı. Mektub Sûreti: “Canımdan aziz Hemşireceğim! Nöbet nöbet beni dilhûn eden âhların tesiri kılınç ya ralarını unutdurdu. Hurşîd-i İslâmiyyet pertev-i iclâlini kal bimin köşesine serpdikce her zaman didar-ı Rasûlullah’ı

