Sayfa metni
Yermuk Harbi / 187 Mahan umum askere nöbet atışı eder gibi hep birden Müslümahlara ok atılmasını emreylemesiyle atılan oklar dan beşyüz kadar asakir-i İslâmiyye cerihadar olduğun dan mecrûhîn can acısıyle bir vâveylâ kopardılar. Ebû Ubeyde-radıyallahu anh-askere: -Allah ve Peygamber uğrunda gelen musibetler sizi rahatsız mı eyledi? demesiyle sükunet hâsıl oldu. Son derece yorgun olan müchidîn-i kirâm gayret-i İslâmiyyeleri iktizasınca tekrar gayrete gelerek harbe başladılar ve her türlü tehlikeyi göze aldılar. Düşman kesretle cevânib-i erbaadan sıkışdırmış idi. Orduy-ı İslâm iki defa inhizama uğramışdı. Hz. Hâlid bülend âvâz ile: “Ey asâkir-i müslimîn! Be dir harbinde Rasûl-i Ekrem’in yolunda canını feda eden ler sizin karındaşlarınız değil mi idiler! Bu muharebede firar etmek neden icâb ediyor?” diye nidâ etdi. Münhezim askerler: “Anamız ve babamız sana fedâ olsun ya Rasûlallah" diyerek tekrar hamle etmeye başladılar. Kays bin Hübeyre’nin şiddetli bir taarruzu BizanslI ları ,sarsarak gerilmeye mecbur etmiş ve Said bin Zeyd -radıyallahu anh- de fırsatdan istifade ederek merkezden taarruz etmiş Rumların mütezelzil oldukları bir sırada Hz. Hâlid bin Velid radıyallahu anh dahi onların kalbgâ- hına pek şiddetli hücûm etmişti. Süvârilerle piyadelerin arasına girmiş, süvariler piyadeleri bırakıp kaçmışlardı. Piyadeler atların ayakları altında ezilmişti.

