Sayfa metni
186/ Hz. Hâlid Bin Velid (r.a)----------------------------------------------- - Sen Vahdâniyyet-i Halik’ı ve nübüvvet-i Rasûl’ü tasdik etmedikçe benimle karındaş olamazsın! Bu mükâlemenin neticesi orada bulunan ümerâ-yı askeriyyenin gazabını mûcib olduğundan cümlesi birden Hz. Hâlid’in üzerine hücum eylemek üzere kıyam ettiler. Mahan bunları men eylediyse de merkumun harekât-ı fasidelerini müşâhede eden Hz. Seyfullah ve rüfekası derhal kılınçlarını çekdiler. Mahan; - Bu ne cesâret!.. Hz. Hâlid; - Bizi sizden korkar mı zannettiniz? Mahan: -Ya Hâlid kılıncı yerine bırak. Sen buraya elçi sı- fatıyle geldin, muharebe etmeye değil. Ordunuza avdet edebilirsiniz. Yarın muhârebeye devam ederiz, dedi. Bunun üzerine Hz. Hâlid kılıncı kınına koyarak ma- iyyetiyle berâber avdetle vukû’-ı hâli Ebû Ubeyde -radı- yallahu anh- Hazretlerine arz eyledi. Ertesi günü tarafeyn arasında hunrizâne bir muha rebenin tevsi-i daire-İ dehşet edeceği karargir oldu. Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- okçulara mahsus ta’biye yapılmasını emreyledi. Rumiar dahi ta’biye inşa ediyorlardı.

