Sayfa metni
Yermuk Harbi / 177 Mahan: - Siz dünyanın fakir ve cahil bir milleti olduğunuz halde bize karşı gelmek cüretkarlığını gösteriyorsunuz? Halbuki biz size hüsn-i mukabelede bulunuyoruz. Şu şartla çekilip gidiniz ki kumandanınıza onbin altın ve za bitlerinize biner altın vermeye âmâdeyiz. Hz. Hâlid -radıyallahu anh-, Cenâb-ı Hakk'a hamd ü senâ ve Rasûl-i Ekrem Efendimize de salât ü selam getirdikden sonra: - Sizin zengin ve satvetli bir devlet sahibi olduğunuz doğrudur. Bizim de fakir ve bedevi olduğumuz doğru dur. Filvâki’vaktiyle cehalet ve i’tisafkârlığımız yüzünden kavilerimiz zayıflarımızı eziyordu ve elimizle yonttuğu muz putlara tapıyorduk. Fakat Cenâb-ı Hak bize acıdı, hidâyetini ihsân buyurdu. İçimizden bir hak peygamber gönderdi. Bize Allah’ın birliğini öğretdi. Şeriki ve oğlu olmadığını tebliğ etdi. Bizlere de bu akaidi bütün dünya ya tanıtmayı tavsiye etdi. İşte bu akideyi kabul edenler Müslüman olurlar ve bizden kardeş muamelesi.görürler. Reddedenlerin cizyesini kabul ile kendilerini himâye ey leriz. Bu iki şartı kabul etmeyenlerle aramızda hakem kılınçdır. Mahan cizye sözünü duyunca derin bir nefes aldı. Ordusuna işâret ederek: - Bunlar öldükten sonra bile cizye vermeyi kabul etmezler, dedi. Müzakere böylece bir netice vermediğinden Hz. Hâ lid karagâhına avdetle istihzarata başlamışdı.

