Sayfa metni
Yermuk Harbi / 171 hücûm ediniz. Onlara zerre kadar ehemmiyet vermeyiniz. Sizin ihrâz-ı muvaffakiyet edeceğinizi biz biliyoruz.” Ümerây-ı askeriyyenin her biri harb umurunda müs takil olmakla beraber, Hz. Ebû Ubeyde-radıyallahu anh- ’ın nezâret-i âmmesi vardı. Hz. Hâlid bin Velid -radıyallahu anh- onları emâret-i vahide altına alarak cümlesine yekvücud olarak kuman da etmişdir. Cenâb-ı Hakk’a hamd ü senâ ile şu hutbeyi okumuşdur: “Bugün Cenâb-ı Allah’ın sayılı günlerinden biridir. Bu gün övünmek ve serkeşlik etmek lâyık değildir. Cihâdınızı hâlis ve amelinizle Allah’ı râzı kılın. Bu bir gündür ki onun sonu vardır. Düşman nizam ve tertib ile cenge hazırlan- mışdır. Bizim de müteferrik sûretde harb etmekliğimiz câiz değildir. Memur olduğumuz hususda veliyyü’l-emrin re’yine muvâfık sûretde re’y ve hareket etmek lâzımdır. Geliniz şu düşmanlara bakınız nasıl müheyyâ olmuşlar. Eğer bugün biz onları hendeklerine püskürtür isek dâima onları püskürtürüz ve eğer onlar bizi bozarsa fîmâ ba’d felâh bulmayız." Düşmanın ikiyüz kadar alayları meydanda temevvüc ediyordu. Hz. Seyfullah dahi kırk kadar alaya şüceân-ı İslâmdan birer Bey nasbederek asâkir-i İslâmî bir güzel sûretde ta’biye eyledi ki hiç bir vakit öyle muntazam ola rak meydân-ı harbe çıkmamışlardı. Alayları, kalb ve meymene, meysere, makdeme ve sâka’ya taksim ile Emin-i Ümmet olan Hz. Ebû Ubeyde’yi kalbgâha aldı. Ebû’d-Derdâ’yı dahi kadı tâyin etdi.

