Sayfa metni
142 / Hz. Halici Bin Velid (r.a) Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- deve kılından örülü çadırını düşmandan iğtinam edilen muhteşem ça dırlara tercih etmişdi. Müslümanlar gayet sade yaşıyorlardı. Düşmanları ise harb halinde bile türlü türlü sefâhete dalmakdan geri kalmıyorlardı. "Sefâhete dalan her hangi bir milletin ise dâima felâ kete, izmihlâle sürüklendiği nazar-ı ibretle görülmekde- dir." Müslümanlar Şam’a ilk hamlede bulunmuşlarsa da şehrin muhâfızları tarafından müdâfaa ile püskürtül- müşlerdi. Şehrin muhafızları tarafından bir hurûc hareketi de yapılmış ise de derhal kal’aya geri kaçmak mecburiyetin de kalmışlardır. Muhâsaranın uzamasından Şam ahalisi endişe ve ye’se düşmüşlerdi. Bu endişelerini izâle ve ahâlinin maneviyatını kuvvetlendirmek için Şam’da im paratorun dâmâdı Tumas bir hurûc hareketi yapılmasını tavsiye ve buna bizzat kendisi kumanda etmeye âmâde olduğunu söylediğinden bu teklifi kabul olunarak hazır lık hareketine başladılar. Hz. Hâlid bin Velid geceleyin düşman tarafında bir hazırlık hareketi başladığına dikkat etdi. Surların kulelerinde ışıklar yanıyor, gelenler gidenler birbirini takib ediyordu. Hz. Hâlid, herkesin müteyakkız olması için emir verdi ve askerlere hitâben: “Hiç biriniz uyumasın. Şehid olur isek ebedi istirâhate nâil oluruz. O her meşakkatden azade olan en ulvi bir istirâhatdir.”

