Sayfa metni
Ecnadin Vak'ası / 133 Vardan: - Ciğerparem oğlum Hamran’ı öldüren bu Arab mı dır? diye sordu. Onlar da: “Evet" dediler. Vardan: - Öyle ise şimdi ben gider evlâdımın intikamını alı rım, diye hemen kılınç kuşanıp giderken Trablusgarb havalisi hakimi İstafan karşı geldi: Sen bırak da şu Arabla ben dövüşeyim. Hamran'ın intikamını alayım! Benim için onların bir içim su kadar ehemmiyeti yokdur, dedi. Vardan da meserretle: - Eğer bu Arabi telef edebilir isen sana kızımı veri rim. ' Rumlar: - Ha İstafan seni görelim. Şu Arabi bir kıhnçda yere seresin, dediler. Hz. Hâlid de: - Yâ Dırarbugün senin için nusret-i ilâhiyye hazırdır" buyurdu. Her iki mübariz hayli çarpışdılar. istafan’ın yüreğine ölüm korkusu girmiş olmalı ki bir aralık firar etmek niye tinde bulunduysa da Rumların yaygaralarından utanı yordu. Vardan, “anladım, İstafan da bir iş yapamayacak. Bu mübarezenin ehli değil imiş” diyerek atını ileri sürdü. Evlâd acısıyla kılınç kuşanmış idi. Arkasına onbeş kadar süvâri aldıkdan sonra ileriye yürüdü. Hz. Seyfullah da on kadar şüceâh-ı Arabla üzerine at sürdü.

