Sayfa metni
128 / Hz. Hâlîd Bin Velid (r.a) - Evet orada duruyor. Bağlı olarak imparatora gön- derilecekdir. Hz. Hâlîd Dırar bin Ezver’i tahlis için dörtyüz atlıyı Şam yolu üzerine geceleyin Râfi’ bin Umeyre ile sevk etdi. Vakta ki güneş doğdu, Rumlar bir çok süvârinin ken dilerine doğru gelmekde olduklarını gördüler. Merkumlar yaklaşınca Havle Hâtûn bülend-âvâz ile bir şiir okudu. Atlılar meyanında Dırar da görünüyordu. Kız kardeşinin okuduğu şiir son derece kalbine te’sir etdiğinden “Havle Hâtûn sen misin?” diye bağırmasıyle İslâm süvârileri Dırar’ın orada bulunduğunu tamamen anladılar. Ve der hal Rumların üzerine hücum ile birçoğunu kati ile Dırar’ı dahi kurtardılar. Müşarünileyhin esâretden kurtulması bütün asker-i İslâmî müstağrak-ı meserret eyledi. Diğer tarafdan imparator Hirakl Vardan’a şu mektubu göndermişdi: “Müslümanların fırka ümerâsından Dırar nam zatın tarafınızdan esiredilmiş olduğunu ve cezasının tertibi için Antakya’ya gönderilmek üzere yola çıkarıldığını haber aldım. Son derece memnuniyetimizi mucib oldu. Şayed bu defa mağlub olur isen vücudunun derisini yüzdürüp ot ile dolduracağımdan haberin olsun.” General, imparatorun mektubuna kemâl-i halecanla göz gezdirdikden sonra me’yüsâne bir halde ümerây-ı askeriyyeyi topladı. Onlara hitaben:

