Sayfa metni
Şam Etrafında Muharebeler / 127 Dırarbin Ezvergibi birdin arslanının her zaman inti kamına harîs olan Rumların esâretinde kalması orduy-ı ¡slâmı son derce müteessir etdi. Bunun üzerine Hz. Seyfullah orduy-ı İslâmdan bahâ- dırân-ı guzâtdan bir fırka ile bizzat Vardan’ın üzerine yürüdü. Rumların kalbgâhına hücûm etdi. Bu esnâda biri elinde yalın kılınç at üzerinde mübâreze ederek Rumları katlediyordu. Bunun kim olduğunu tanıyamadıklarından merâk etdiler. O gün hiç bir tarafda galebe görülmeden muhârebeye hitam verildi. Fırkalar yerlerine avdet eyle diler. Şecîâne sûretde harb eden zâtı Hz. Hâlid huzûruna celb ile: “Siz kimsiniz?” diye sordu. Bana “Havle Hatun" derler. Kardeşim Dırar’ın esir olduğunu haber aldım. Kurtarılması için hayatımı fedâ etmek istedim. Her bir tehlikeyi ihtiyar ettim. Ne çare ki tahlîs mümkün olmadı. Havle Hâtun’un bu acıklı sözleri Ebû Ubeyde ile Cenâb-ı Hâlid’i ağlatdı. O sırada karakollardan bir kaç esir alındığı haber verildi. Hz. Hâlid esirleri huzuruna celb ile sordu: / - Nerelisiniz? - Biz general Vardan’ın askerlerindeniz! Hz. Hâlid: - Bizden bir kumandan esir edilmiş idi. Ne oldu du ruyor mu?

