Sayfa metni
90 | Gönü! Gözüyle Hac ve Umre şansı olduğu için Halep’de, Hz. Zekeriya’yı ziyâret ettik. Şam-ı Şerifte hâkeza önümüze düşüyor, dualar ediyor, tarifler yapıyordu. Üstadımız iç hallerini, manevî durumlarım hiç haber vermezlerdi. Hep anlayabileceğimiz şekilde, normal bir insanmış gibi hareket eder ve böylece kendi âlemlerindeki durumlarım sezmemiz mümkün olmazdı. Yalmz, başkala rından duyar, öğrenirdik. Özellikle keşif, kerâmet ehli insanlar olurdu yammızda. Me sela onlardan birinin anlattığına göre, Şam-ı Şerifte, Salihiye diye bir mevki var; Mevlâna Halid Hazretleri’ni ziyarete gittiğimizde, kendilerinin Üstadımızı sevgi ve muhabbetle karşıladığmı anlatmışlardı. Rahatsızlıkları da fazlaca olmasma rağmen, kendilerinde büyük bir aşk vardı. Zaten şeker hastalığı vücudunun bütün organlarını etkiliyordu. Kalp ve buna bağlı damar sertliği olmasına rağmen oraların aşkı kendisine herşeyi unutturuyordu. Şâhit olduğum bir başka olayı anlatayım size. Kabe-i Muazzama’da, akşam namazına

