Sayfa metni
100 / Ashâb-ı Kiram 1 ---------------------- :--------------------------------- Emîru’l-Mü’mînin Hazret-i AİÎ -kerremellahu vecheh ile Muaviye -radıyallahu anh- arasında vuku bulan ihtilâfda Muaviye Şam’da tedârikâtda bulunurken Kayser-i Rûm’un Şam diyârına sefer edeceğini işitmiş, bunun üzerine Muaviye Kayser’e şu tehdidnâmeyi göndermişdi: «- Ey Kayser! Eğer Şam üzerine hareketin tahakkuk edecek olursa, sâhibim -yani Hazret- Ali- ile bir musâlâ- ha akdederim ve onun ordusunun pîşdârı olarak senin üzerine varırım. Ve billâhilkerîm, payitahtın olan sisli dumanlı Kostantıniyye şehrini yakıp yıkıp kapkara kömür ederim. Ve yerden havuç çekilip koparıldığı gibi seni mülkünden koparırım. Ve seni domuz çobanı ederim» diye yazmışdı. Fakat bunu yapamamış, hattâ ondan sonra gelenler dahi Kostantıniyye’yi feth için uğraşmışlarsa da Cenâb-ı Hak, Zülcelâl ve’l-Kemâl Hazretleri bu şân u şerefi kahra man İslâm Pâdişâhı Gâzî Fâtih Sultan Mehemmed Hân aleyhi’r-rahmetü ve’l-ğufran’a nasîb eylemiştir. İstanbul’u muhasara eden o zamanki İslâm Ordusu Fetihden me’yûs olunca Kayser ile musâlâha yaparak ordu Şam’a avdet etti. Bu harbde ashabdan 33 zat bulunmuş ve bunlardan -bir rivâyete göre 27 kişi şehid olmuştur. Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-’in Kabr-i Şerifî İstanbul’ un fethine kadar bi-iznillâh ve bi-hıfzıllâhi Teâlâ muhafaza edilmiştir. Mücâhid -rahımehullah- diyor ki; «Romalılar kıtlık ve kuraklık zamanlarında Ebû Eyyû-

