Sayfa metni
94 / Ashâb-ı Kiram 1 şehîd mertebesine nâil olmak emelindeydi. işte bu büyük mücâhid Mihmandâr-ı Resûl, doğduğu Medine-i Münev- vere’den, İslâm Merkezinden en uzak olan İstanbul’a kadar teşrif eylemiş, vücuduyla, ilim ve irfanıyla kurbet ve nisbetiyle, ihtişâm ve mehâbetiyle cihâd ve ictihâdıyla hayatının sonuna kadar çalışarak İslâm âlemini tenvir ve tesrîr eylemişdir. Ebû Eyyûb -radıyallahu anh-’in İstanbul’a teşriflerinin bir sâiki de, bu hususda Peygamber Efendimiz -sal- iallahu aleyhi ve sellem-’den bir işâret ve beşâret olmasıdır. Son defa redif kuvveti olarak Yezid’in kumandasında 50.000 kişilik orduda.pek güzide şahsiyetler de vardı. Ezcümle Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in amcazadesi Abdullah ibn-i Abbas, Hazret-i Ömer İbnü’l-Hattab -radıyallahu anh-’in oğlu Abdullah İbn-i Ömer ve Peygamber Efendimiz’in halazadesi Zübeyr’in oğlu Abdullah ibn-i Zübeyr ve Ebû Eyyûb el-Ensârî ve meşhur Arab bahadırlarından Âbdülazîz bin Zürâre ve Meşhur Seyfullah Hâlid bin Velîd'in oğlu Abdurrahman bin Hâlid ve Abdullah ibn-i Yezîd gibi. Yezid ordusuyla Kostantıniyye halicine gelir gelmez İslâm ordusu taarruza geçti. Müteaddid defalar -altı ay kadar- Rum ordularıyla muharebeler yaptılar. Bu muha rebelerde orduda açlık ve hastalık gibi muzâyakalar dahi olmağa başladı. Bir gün sabahdan, Abdülaziz -radıyallahu anh- şiddetli bir hücum esnasında Rum ordularının içlerine kadar girerek Rumları kırıp geçirdi ise de onlar da müteakıb bir hücum yaparak o büyük gazi Abdülaziz -radıyallahu anh-’i şehid etmişlerdir.

