Sayfa metni
8â / Ashâb-ı Kiram 1 Bundan dolayıdır ki, ashab-ı kiram ve ulema efendileri miz o tarihlerde seyahatin müşkilâtına bakmayarak hadis-i şerif rivâyeti ve bir alimin ağzından dinlemek azm ü aşkıyla İslâm memleketlerinin şarkından garbına garbından şarkına kadar sefer zahmetine katlanmışlardır. işte bu dîn-i Muhammedi, Hak Sübhanehû ve Teâlâ Hazretlerinin tevfik ve ınâyeti ile ashab-ı kiram ve ulemanın menfaat gözetmeden garazsız ve ivazsız olarak sırf Rıza-yı Sübhanî ve Şefâat-i Nebevi uğrunda bu suretle teessüs ve inkişâf etmiştir. * Kıbrıs Adasının Fethinde Ebû Eyyûb -radıyallahu anh-: Millet-i islâmiyye ve «Muhammedîler Devleti» bidâyet-i zuhurunda iki büyük devletin tecâvüzlerine maruz bulundu ğundan onlarla harbetmek mecburiyyetinde kalmışdı. Biri İran Şahlığı idi ki, onun payitahtı ve birçok memle ketleri bi inayetillâhi Teâlâ fetholunmuştu. İkincisi ise Şarkî Roma İmparatorluğu Kostantıniyye (İstanbul Kayserliği) idi ki, ona tabi olan Suriye ve Mısır kıtaları dahi bi lûtfihî ve bi tevfîkıhî Teâlâ fetholunmuştu. Fakat asıl maksad bu devletin payitahtı olan Kostantıniyye’nin fetholunacağına dair bir hadis-i şerifin tahakkukuna müte- veccihdi. Lâkin İstanbul’a gidecek ordunun hem karadan, hem de denizden gönderilmesi icâb etdiği için evvelâ üss-ü bahrî olarak Kıbrıs adasının fethi lâzım geldiğinden Hicretin 28’inci senesinde Hazret-i Osman Zinnûreyn -radıyallahu

