Sayfa metni
Hz. Hâlid Bin Zeyd Ebû Eyyûb El-Ensâri / 47 Güzelce karınlarını doyurdular. Benim hayretim ve telâşım boşa gitti. Zira sofrada bulunan yemek olduğu gibi duruyordu. Sonra raûf ve rahîm olan Peygamber Efendimiz: «- Yâ Ebâ Eyyûb! Git daha altmış kişi davet et!» diye buyurdu. Ben de altmış kişi daha çağırdım karınlarını doyur dular, gitdiler. Yine Peygamber Efendimiz bu sefer yetmiş kişi daha dâvet etmekliğimi emir buyurdular. Ben de gidip yetmiş kişi çağırdım, geldiler ve yiyip gittiler. Peygamber Efendimiz bu sefer yirmi kişi davet etmek liğimi emir buyurdular. Ben de kemâ fi’s-sâbık o yirmi kişiyi çağırdım ve onlar da geldi ve karınlarını doyurup gittiler. Ben sâye-i Peygamberi’de bu feyz ü bereket bolluğunu gözlerimle gördüm. Ve görenlerin hepsinin bu mûcize-i Pey gamberi üzerine îmanları arttı ve İslâmiyyetleri kuvvetlendi. Ve Resûl-i Zişân’a yardım ve muharebeierde imdâd eylemek üzere söz verdiler. Benim o gün hazırladığım yemekten sonradan gelen yirmi kişi ile berâber tamam yüz seksen kişi yemiş.»17 17 Kadı iyâd, eş-Şifâ 1/563 Abdullah ibn-i Abbas -radıyallahu anh-'den şöyle rivâyet olunmuşdur: Gayet sıcak bir günde öğle üzeri Ebû Bekir es-Sıddıyk -radıyallahu anh- Mescid-i Şerife çıkmıştı. Hazret-i Ömer de onu takib etdi. Ömer sordu: «-Yâ Ebâ Bekir, bu kuşluk saatinde ne sebebe mebnî evinden çıkdın?»

