Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Vasiyet ederim evlatlarım size diyor, vasiyet ederim ben. Ne vasiyet ediyor? Kehbe televizyonu alalım, vasiyetleri iyi dinleyin inşallah. Ulusikum bitakvallahi pilsirri vel alamiyye. Size vasiyet ederim evlatlarım gizli ve aşikarda Allah'tan korkunuz. Allah'tan, açıktan olursa da Allah'tan korkun, gizli yerde olursa da. Ne diyeyim, gizli var mı da Allah'ımız da, gecenin, karanlığında, karadaş üzerinde, kara karıncanın hem yürüdüğünü görür, hem ayağının tırpırtısını duyar, bilmiyor kitaplar. Bu kadar Allah, hayet, ilim, temyem, basar, irade, muduret, selam, teklin, Sıfat-ı sübutiyasında sevniğ eşitmesi, işte kara karıncanın ayağının kıpırtısını duyarım. Kendimi de gözümüze karanlıkta diyor Allah'ımız. Ben görmem de basar. Basar hayat, galiba hayattayım ben. Vel evvel vel ahir vel zahir vel batını der. Evvelin yok, ahirin yok. Zahirimiz, batınımız, her şeyimiz benim diyor Allah.
Nasura vel ahm-u akrabi ileyhi bin hafibleri üstadımıza, bizim hocalar şuradaki şah damarını hafibeli damarını diyorlar. Böyle mahalley ettir. kalbin yanından, hepsi bira gibi arşı ağzıma giren damara girler, hapli verip damarı. Bu damardan kalp, yanından geçen damardan daha yakın size buyuruyor gibi. Doktorlar iyi dinler ve iyi amelilerler, tırpilliksinler. bildikleri i kalbi bilirler ama i S gerunlu Ancak mutlu cihanlar g b Alemi eskar de b aleme diyorlar Alemi ekber de insana diyorlar Oradaki Sümeyda-i Gerûl aynası. Allah'ın zikri de parladın mı, Arş-ı Azam'ın 7. haddinin gibini şartına galip edin, gündemde görünler onlar. Bu çok misal vermek için ister ama ne yapayım? şimdi vaktim yok, hayrım yok, acı ahlenin keyfini getiren için konuşayım, bakalım. Ve bi killet-i ta'an ve bi killet-i kelaz-i bi killetin nevim. Az yiyiniz, az söyleyiniz, az uyuyunuz. Bizi tembih ediyor.
Az yiyin, az söyle, az diyor. Yahya bin Muad diyor ki, az yiyin oruçtan ötürü. Az söyleyiniz zikirden ötürü. Az kuyuz gece namazlardan ötürü. Hepsi ötürü, üçü de ötürü bunu. Anlarınız mı? Geçen günahı. Ve hîrân-ül-mââsî vel-efeân masiyeti, günahı, kabahatı daime terkelim. Cennet-i âlâ'yı bulalım, Muhammed Mustafa ile beraber olalım, mutlu cihanımız ümrümüzde olsun, mühşerül-mer'ûmâhâmin ahabbâs-kırmâ, mazhar olan istiyorsanız, masiyeti, günahı, kabahatı terkelim. Kanaatımız olsun. Medine'de oğlu Yusuf Hacı Yusuf Efendi geldi. O diyor ki, evveli necatı da var da her sohbete geliyor. Ama Efendimiz bu sohbeti, ne vere…
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi