Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Bu yakın bir develinin köyü var. Tombak diye. Orada üstazımızın eski evlatlarından biri. İmtihal etti, çoğuldu bu. Allah'ımız rahmetler eylesin. Yusuf amca diye. Bunun evlat ve eskârını da dinledim. Üstazımız dersleri görüşürken aman bulun da sonra kardeşlerinize öğretirsiniz diye bulunduruyordu. O arada bulunamadım, dinledim yalnız. Dışarıdan dinliyorum. Bu dışarıdan dinlediğimi biiznillahi teâlâ his buyurmuşlar. Buyururlar ki, oğlum ne zannediyorsun? Köylü gibi gördün. Ama onu öyle yetiştirdik ki Allah'ın izniyle evlat ve eskârını taa murâkebe hâline kadar getirdik. Bu zat bize bir şey anlattı. Dedi ki benim efendimden duyduğum şu hadiseyi hiç unutmuyorum. O da şu. İki kişi birbiriyle karşılaşır. Biri di sorar Nereden geliyorsun Ha Ha deyince bir ah ama ta ci Belli ki çok hasretlik duyuyor. İşte siz nereden geldiniz? Ben de kardeşimi ziyaretten geliyorum.
O hacca giden demiş ki ben hacca sevabımı sana veriyorum. Sen de bana kardeşini ziyaret etme sevabını veriyor musun? Dura kalmış. Bu haccı duyunca ah çeken kimse dura kalmış. Bir müddet sonra Kabe'den dönen kimse diyor ki, tabi ki sükut ettin. Çünkü şu anda duyduğun sadayı ben de duydum. Ziyaretçi kulum, kardeşini ziyaret etme ecir ve mükafatını verme ben razı oldum. Hacca giden kulum, sende had sevabını verme, razı oldun. Bu kadar kıymetli.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.