Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
İzlediğiniz için teşekkürler. din okumalarımıza devam ediyoruz. Haris el-Muhasibi Hazretlerinin bu kıymetli eserinden istifade etmek maksadıyla. Geçtiğimiz dersimizde aklı kimse kimdir, sadık kimdir onlardan biraz söz edilmişti. Yine o kişilerle ilgili olarak metnimiz devam edecek. Metnin okuduğumuz bölümünde o kimselerin cehaletten sonra ilmi, fakirlikten sonra zenginliği, böyle yaban halinden sonra Cenab-ı Hakk'a ünsiyeti, uzaklıktan sonra yakınlığı elde ettiklerini bize bildirmişti Haris-i Muhasibi Hazretleri. Ve onların temel halinin, murakabe, şiarlarının takva olduğunu bildirmişti. Peki buna mukabil onlar bu güzel hasletlerle bezenmişken cahil kimseler onları nasıl değerlendirir, onları nasıl görür? Biraz da bunlardan bahsediyor.
Diyor ki Arisel Muhasibi Hazretleri, يَحْسَبُهُ الْجَاهِلُوا سِمِّيْتَنْ عَيِّيَّا Cahil bir kimse, o bir önceki dersimizde anlattığımız güzel insanları böyle söz söylemekten aciz, meramını ifade edemeyen, dilsiz, kimse zanneder. Halbuki وَحِكْمَتُهُ أَصْمَتَتْهُ Halbuki onu hikmeti susturmuştur. Zaten az konuşmak bu güzel insanların temel hasletidir. Onlar konu g baz cahil kimseler yani bu meram ifade eden bile aciz bir bilmeyen kimse gibi addeder Halbuki o hikmetinden susmaktad وَيَحْسَبُهُ الْأَحْمَقُ مِحْذَارًا Ahmak bir kimse de onu gereksiz yere konuşuyor zanneder. Sustuğunda cahil der ki ya bu bir şey bilmiyor. Konuştuğunda ahmak der ki ya bu boş yere konuşuyor. Halbuki Allah için nasihat etme gayesi onu konuşturmaktadır. Eğer sustuğunda Allah için susuyor, konuştuğunda da Allah için konuşuyorsa o zaman onda Allah'ın izniyle bereket hasıl olacaktır.
İşte Allah dostlarının da, sadıkların da, akıllı kimselerin, ilim ehlinin de temel vasfı bu. Her ne kadar cahiller, ahmaklar yanlış değerlendirse de. Bazı kimseler onu böyle zengin zannederler. Halbuki iffet duygusu, hiç kimseden bir şey istemiyor, kanaat ediyor. Bu hal onu zengin kılmıştır. Bununla ilgili çok güzel bir misal var. Abdurrahman Gürses Hoca Efendi ile ilgili olarak Yeni Dünya Dergimizde bir yaz okumuştuk yıllar önce. Abdurrahman Gürses Hoca Efendi, böyle kendisinin bir şeyleri yok, bir şeylere muhtaç, biz yardımcı olalım, cemaat böyle düşünmesinler diye camiye vazifeye geleceği zaman belli bir noktaya kadar otobüsle gelip o noktadan sonra taksiye binerek camisine gelirmiş ki ya hoca efendi de demek ki varlıklı bir şeye ihtiyacı yok diye görsünler cemaat. Kendi…
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi