Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Büyüklerimiz buyuruyorlar ki, bizim yolumuzdaki, bizim yolumuzdaki çile, bizim yolumuzdaki riyazet. Hani bir müddet mürit kendisini tamamen bir yere hapsetmek suretiyle, işte yirmi bir kuru üzüm tanesiyle erbaindir. Kırk günü tamamlıyor. Bir de nefsine yapılan darbeler. Bunu tarif ederken öyle bir güzel tarif buyurmuşlar ki bizim riyazetimiz diyorlar sünnet-i seniyeye ittibadır diyorlar. Bundan daha güzel bir mana olamaz. Şimdi hani az yenetecekti, az uyunacaktı, az konuşulacaktı sünnette hepsi mevcut zaten. Daha yemeğe arzuluyken kalkın. Birkaç lokma yeter. Hani biz şey yapacaktık, az konuşacaktık. Ya hayır söyle ya da şükürt et. Zaten yemeği az atmış, şükürtü de çoğaltmışsa onun uykusu olmaz fazla. uyku dururuz mevzu de Onların uyuması bizim uyumamıza benzemez. Uyku ile uyanıklık arasıdır. Uyumadım zanneder. Uyumuyorum zanneder. Ama istirahat eder. Sabaha kadar belki uyanıktır.
Uyanıklığı ona sıkıntı meydana getirmez. Fakat öyle bir uyanıklık ki ruhu uyanık. Onların ruhları secdeye kapanmış durumda. Kalpleri de arşi âlâda. Böyle bir uyku. Biz zannediyoruz ki, işte yatsı namazını kılacağız, biraz da açlık hissediyorsak, birkaç lokma yenecek. İşte gecede bitmiyor, biraz da uzamaya başladı, çay içeriz, yanında bazı kırıntılar neler, kuru yemişler vesairler olur. Sohbet ederiz, konuşuruz, uykumuz geldiğinde yatağa gireriz. Hayır, onlar da bu değil. Uyanıktır. Aleyhisselatü vesselam Efendimiz, gözüm uyur, kalbim uyumaz buyuruyor. Bu ruhaniyetin gücünü ifade eder.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor