Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Müzik Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim. Belagal ulabi kemali, keşefet tücavicemali, hasunet cemii-u khısali, sallu aleyhi ve alihi. Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam'ın doğumu münasebetiyle sözlerimizi onunla değerlendirmek istiyoruz. Çünkü şair öyle söyler, haşa ki ben sözlerimle Muhammed Mustafa'yı anlatayım, bu mümkün değildir. sallallahu aleyhi ve sellem. Ancak ondan anlatmak suretiyle sözüm güzelleşir, mana ve kıymet kazanır der. Ne kadar güzel ifade etmiş. Ben diyor Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme anlatamam. Bu mümkün değil. Ama diyor, ondan bahsettiğim zaman sözüm kıymetleniyor. 955'te Adana'da Hacı Asın Efendimiz katli sallallahu sırra Tepebağ'da Şeyhoğlu Camii'nde vaaz ederler. Yalnız cemaat o camiden adliyeye kadar hemen hemen on bin kişi. Hatta duvarların üzerine otururlar. Duvarların üzerine bir hayvana biner gibi bu şekilde çukça cemaat gelir.
Yalnız üstazımız vaaz-ı nasihat yapacağı zaman başkaları görmez ama kendileri müşahede eder bir kimse gelir. Der ki Hasan Efendi iftihar etme. Yani bir methe, bir övünme haline düşme diye velilerin bir sıfatı da muhafaza olmaktır. Cenab-ı Hak böylece korur. S Efendi Hazretleri Kaddesall S Ye Isar i te buyurdu bizim memleketimizden bir zat Allah diye ba Derler ki ne oldu Semadan bir ayla bir güneş indi der. Bir nur-u ilahi yeryüzüne indi der. O esnada bir zat derhal hasıl olur. Diyor ki Sami Efendi semadan bir ayla bir güneş indi. Bu sözüme iftihar etme. Öğne ki vaiz vermek için yürürken Aleyhisselatü Vesselam Efendimizin bir taraftan kendisini tuttuğunu, bir tarafından da Sami Ramazanoğlu, kattesallahu sırra üstazımızın tuttuğunu düşünerek gider. Cemaat bir buçuk saat önce olduğu gibi cemaat camiyi doldurur, etrafı doldururlar. Büyük bir aşk.
Sami Efendimiz İstanbul'dan o dönem buraya hicret buyurmuşlar. Haber gönderir. Adana'da büyük bir feyiz vardır. Orada Adana'nın müftüsü Abdullah Develoğlu. Bir de ben dinleyim Hasan Efendi'ydir. Dinler kendisini tutamaz. Ve hemen ayrılır. Üstazımız onu görünce, der ki hocam bir yanlışlık mı yaptım camiden hemen çıktınız. Bir kadın gibi ağlayacaktım Hasan Efendi'dir. Tahammül edemedim. Sendeki bu hal, bu aşk, bu muhabbet nedir? Hele der babanız Şeyh Mustafa Efendi'ye demiştim. Ne olur Hasan Efendi'yi okutsanız. O da hocası, o okutuluyor. Demek ki sen halk tarafından bir ilme mazhar olmuşsun der. Sonra Adana'nın müftüsüne o devre çokça mek…
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi