Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Meselâ, Sâmi Efendi Hazretleri, kaddesallâhu sırrâ, eline o günkü şartlar dâhilinde diyorum, pileyi alıyor, pazara çıkıyor. Perşembe gündü, Erenköy'de pazar. Çıkıyor, orada mübârek elleri meyveden hangisine dokunuyorsa onu alıyor. Yani bu çürüktür, bu sağlam değildir, bu yaralıdır, bu berelidir demiyor. Bugün hatırıma geldi o inceliklerinden birisi, şimdi kimsemize ağır gelmesin ama o koskoca bir rafsız sakaleyi. Onu demeyip de kimi diyeceğim, kimi anlatacağım? Böyle çatalı Diyelim ki zeytin Zeytine batırmıyor Ne olacak ki? Zeytine batırsa ne olacak? Batırmasa ne olacak? Ede bu Allah'ımıza öyle yakınlaşmış ki Rabbimizin Muhabbetini i ki Onda bile Onda ediyor dikkat ediyor Bir ikram edicini g ne yapar biz Böyle şekeri alırız, sağ elimizi alıyoruz, veririz. O öyle vermiyor. Diğer elini o sağ elinin altına koydu. Altına koyuyor, 3-5 şeker onu bu şekilde veriyor.
Allah'ın Celle Celaluhu nimetine nasıl bir saygı duyuyor. İşte rabıtalarımızda sureti, deyip siveti dediğimiz bunlar. Bunları yakalayacağız. Aslında yakalama diye de bir şey yok. Ah biz onunla aynileşebilsek o kendiliğinden hasıl olur. İster gör, ister gör.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.