Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Müzik Halik ile Myezen şu sayacağım hususları gizli tutmuştur. Gizli kalmasının elbette sebepleri vardır. Mesela Cenab-ı Hak velilerini gizlemiştir. Veli dediğimiz zaman kimi veliler var ki kendisinin veli olduğunu bilmez ama velidir. Cenab-ı Hak Musa Aleyhisselam'a, Ya Musa benim dostlarımdan biri vefat etti, onun teçhiz ve tekfininde bulun buyurur. Musa Aleyhisselam gelir, o kimseyi araştırır. Derler ki, ya Musa, öyle senin ismini anacağı bir kimse yok. Hiç vefat eden olmadı mı? Oldu. Biri vefat etti ama içimizde en serkeş, en artık kabul edilmeyen bir kimse. Hani nerede? Hiç itibar etmedikleri için bir dereye tutup atmışlar. Musa Aleyhisselam Cenab-ı Hakk'ın emri olduğu için bunu çıkarır. Güzelce yıkanır, kefenlenir ve defni yapılır. İşte bu zat kendisinin ne olduğunu bilmiyor, başkaları da bilmiyor. Bazı Cenab-ı Hakk'ın sevdiği kullar var ki kendisi dahi velayetinden haber yok.
Mesela bu Mersin Yusuf Efendi diye k bir zat vard Mersinli Yusuf Efendi dedilerdi Bunu g Medine fukaras dildiniz Ama varl bir insan Gençliğinde kendisini böyle duvara hapseder. Yerine göre dire, sarar. Ey nefis ben seni uyutmayacağım diyen bir kimse. Bu Medine-i Münevvere'de o zaman pek buz dolapları da her yerde bulunmuyordu. Buz taşırdı, yoğurt taşırdı, ikram ederdi bu. Buz'a da insanın orada çok ihtiyacı olduğu için orası açık kalsın da minareden ayarlanılar. Şimdi bu zat, bir zat daha anlatacağım size. Velayetinden haber yok. Sami Ramazanoğlu Kaddesallahu Sırra Üstazımız buyuruyorlar ki, Allah'ın veli kullarından ama haberi yok. Harrani Hazretlerini mutlak duymuşsunuzdur. O bildiğimiz Urfa'ya 40 km uzaklıkta olan zat değil bu. Bu vefat olarak yakın tarihlerdir. Sakalını kazır, bıyığını kazır, şu kaşlarına kadar da kazır.
Medine'de böyle bir duvarı uçuk diyelim, yerde bir köşeye çekilir, öyle mecnun gibi durur. Bunu tanıyanlar Medine'de, şimdi bizzat tanıyan değil, görenler. İşte Medine'nin mecnunu derler, öyle diyelim biz artık. Medine'nin Mecnunu derler. Bir mübarek zat vardı. Ona herkes cihat amca derdi. Onun maneviyattaki adı Ahmet'ti. Herkes öyle bilir. Biz Ahmet Efendi deyince hemen eline ağzım attı. S beni Sami Efendi de arad bulamad yapma dedi bulmaz de bulur da yapma dedi Bak dedi babam beraber bizi ziyaret etti dedi Dime benim adımı kimseye dedi. Maneviyatta ismi o. Bu zat Harrani Hazretlerine der ki efendim bir ihtiyacın varsa
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi