Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Müzik Euzü billahi minas şeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Elhamdülillahi Rabbil alemin Ve salatu ve selamu ala seyyidina Muhammedin Ve ala alihi ve ashabihi ecmain Kıymetli kardeşlerim, bazı büyükler demişlerdir ki Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemden ve mürşidi kamillerden feyz almak üç şeye bağlıdır. Birincisi ihlas. Yani her işini Mevla rızası için yapmak, geldiğini gittiğini, verdiğini aldığını, ibadetini, itaatini, orucunu, namazını, hülasa bütün amellerini Allah için yapmak. İkincisi edeptir. Tekkelerin kapısının üstünde ah edep yazıları asılıdır. İhlaslı olmadıktan ve mürşidin gönlünü rencide ettikten sonra feyiz almak imkansızdır. Padişahlıktan sonra 18 sene dergaha odun çeken İbrahim bin Ethem Kuddisesi Ruh Hazretleri bir gün efendisine, Efendim bana himmet et demiş.
bu talepten k edepsizlik etti Kovun gitsin buradan demi Efendim bunda edepsizlik olacak ne var demişler. Bir bahçıvan bostanın sulama ve çapalama zamanını bilir. Himmet etme zamanı geldi ama sen bilmiyor musun demek oldu bir. Ben hizmetten usandım, bana himmet et de kurtulayım demek oluyor iki diye cevap vermiş. İbrahim bin Ethem böyle kovuldu. Çeşitli imtihanlardan geçtikten sonra dönüp geldi ve yine o dergahın mürşidi oldu. Yani edep bu kadar incedir kardeşlerim. Lüzumsuz yere himmet et demek bile edebe aykırıdır. Üçüncüsü ehlullah'a muhabbet eylemektir. Ehlullah'ı çok sevmek, feyzin artmasına sebeptir. Yani muhabbet kanalını ne kadar çok açarsan, feyiz o kadar çok gelir. Bir müridin ihlası, edebi ve mürşidine muhabbeti yerinde olursa, alacağı feyiz dahi o kadar çok olur. Bunlardan en mühimi de muhabbettir. Muhabbet çoğaldıkça, müridin kalbinden mürşidin kalbine girer.
Ve mürşid o yavruyu hatırlamaya başlayınca, feyizle gelmeye başlar. Mürid ile mürşidin kalbi arasında bir manevi nehir oluşur.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor