Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyuruyorlar ki, Allah'ın öyle kulları vardır ki, onların elbiseleri pecmürdedir, yırtılmış şekildedir, yamalıdır. Saç ve sakalları da birbirine karışmış vaziyette. Siz ona itibar etmezsiniz. Ama onlar elini Rabbi Zülcelal'imize kaldırdığı zaman Rabbimiz onları reddirtmez. Şam-ı Şerif'te, Şam-ı Şerif'te Sami Efendimiz Hazretleri, kaddesallahu sırra bir dostunu yanına alır. Buyurur ki, haydi sizinle bir yere gidelim. Şam-ı Şerif'te doğmamış, Şam-ı Şerif'te büyümemiş. Oranın halkından değil. Şam-ı Şerif'in eğer bilirseniz bundan 40-50 yıl önceleri sokakları çok dar. Çok dar sokaklardan geçersiniz. Bizim Kayseri'nin eski mahallelerini düşünün. Hasimli mahallesi gibi. O dar sokaklardan geçiyor. Şimdi bir cadde olsa bulması kolay.
Ama o ince dar sokaklardan ge bir haneye var kimsenin kolay kolay bulaca gibi iyi de Orada kap b acayip kimsenin itirbar etmeyece ki acayip acayip kişiler bekliyor. İçeri de almak istemiyorlar. Sonra içeri giriyor Sami Efendimiz Hazretleri. Ekserinya, böyle pejmurda biçimde saçı sakalı birbirine karışmış, meczubin ağırlıklı. Sami Efendimiz buyuruyorlar ki, memleketimizde bir sıkıntı var, ülkemizde bir sıkıntı var. Bu sıkıntının kalkması için bir dua edin. Bakın bir müftüye gitmiyor, bir vaize gitmiyor, oranın bir müderrisine de gitmiyor. Tabi onlara saygımız sonsuz olmakla birlikte bu saçı sakalı birbirine karışmış pecmurda biçimde bulunan kimseler, yani kimsenin evine bile almak istemediği kişilerin yanına var. Bir tanesi ayağa kalkıyor, bir daire çiziyor. O daireyi bölümlerine ayırıyor ve sonra eliyle bir bölümü iteliyor. İteliyor, haydi Sami Efendi diyor. Görüyor musunuz?
Dünya kimlerin duasıyla ayakta duruyor?
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…
Oynatıcı hazırlanıyor
Mihmandar
Bu videoda özet metni bulunmuyor. Bölümler ve transkript üzerinden videonun ana akışını takip edebilirsiniz.