Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Bu Çamardı'nın Şeyhlerköyü, şimdiki ismi Elmalı. Orada Hüseyin Efendi diye saçları ta omuzlarına kadar sarkan, gözünden devamlı yaş akan, Cehennem'i, Cennet'i de gören, bir gün ağlay sebebinde sormuşlar, Efendim neden ağlıyorsunuz? Cehennemde kadınları çok görüyorum demiş. Efendim sebebi hocalarına olan saygısızlıklarından dolayı yanıyorlar demiş. Böyle mübarek bir insan. Durumu da pek müsait değilmiş. Ta Adana'dan dolabilir, İstanbul'dan dolabilir. çünkü 50'li yıllarda hicret buyurdular. Oradan onun tâhin, reçel, artık evin ne ihtiyacı varsa onu tedarik ediyor. Bu Kozan'da İğneci Mehmet Efendi diye anılan, Mehmet Savur diye bir zat. Bu Sâmi Efendimiz Hazretlerine de şeklen çok benzerdi. Bir deri, bir kemik. Hâl olarak da müstesna kendileri. Dokuz tane S Efendimiz Hazretlerinin onda mektubu var H soruyor h soruyor ve ihtiyac g Bir, bir takip etmişler.
Kimin ne ihtiyacı var, nasıl onları biz gözetleyebiliriz diye buna da gayret gösteriyorlar. Meselâ Medîne'de kendisiyle bulunan bir zât. Biz diyor gece beraber bulunuyorduk. Böyle bir müddet yattıktan sonra kalkarlardı. Kalktıklarında Ravzai-i Pâki Nebi'nin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem etrafında bir dolaşırlardı. O anda böyle fakirler gelirdi. Onlara bolca ikramda bulunurdu. Mesela 1 riyal verirler, 2 riyal, 3 riyal. Fakat kendileri en az 10 riyal veriyorlar. En az 10 riyal. Böyle çokça da verdiğini öğrenince bazı dilenciler şeklini değiştiriyor. Sarığını değiştiriyor. İşte giyimini değiştiriyor. Yine istiyorlar, veriyor. Tanımaz diyen. Yanındaki bulunan kimse diyor ki, efendim, bu sizin biraz önce yardım ettiğiniz bir kimse olsun diyor. İstiyor, bir talepte bulunuyor, demek ki muhtaçtır deyip veriyor, deyip veriyor.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…