Sayfa yükleniyor…
Video yükleniyor…
Altyazı M.K. Salam alaika, salavatullah alaika. Altyazı M.K. El fâhişe. El fâhşâ. Bu kelimeler üzerinde duracağız. Cuma hutbesinde Es-Sâb-ı Lâh. İnne Allah'a ye'mur bil adli vel ihsâni ve i'tâi zil gûrbâ. Ve yenha anil fâhşâi vel münkeri vel bâvî. Ya'izukum le'allekum tezekkârûn. Sadakallâhu l-Adîm. Bu ayet Celle'de var. Allah'ımız dinimizce uygun düşmeyen, fahşadirken bu kelime olarak söyleyeyim de burada incelenir. Ağza alınmayacak hata buyuruyor. Ağza alınmayacak. Artık bunlar şimdi kolay kolay kullanılıyor ama ibadetli, taatli, hayırlı, zümrenin yanında böyle bir kelimeyi kullanmak çok abestir. Çok çirkindir. Buyuruluyor ya aleyhissalatu vesselam Efendimiz fâhiç de değildi, mütefâhiç de değildi. Fâhiç, kötüsüz söylemezlerdi. Kötüsüz söylenmesine de razı olmazdı. Kötüsüz söylemezdi. Zaten nur, nurdan hiç kira kâr mı Allah kurusun. Bu tabir bile çok yanlış.
M b fuh s s de raz olmazlard Mesela bizim büyüklerimiz, burundan akan su için bile burun kiridirler. Diğer kelimeyi kullanmazlar. Dedem Rahmetullahi Ali Hazretleri, onu bir ziyarete gelen olmuş Adana'dan. O da bir tarikatin halifesi durumunda. Otururken, efendim, işte ne arısı geliyor demiş. İhvanlar birbirlerine bakmışlar, az bir tebessüm etmişler. Efendim bir hata mı ettim, ne oldu demişler. Bunlar biraz hoş karşılanmadı herhalde. Bizim burada o ismi söylemezler de merkep derler. Şimdi biz de alışmadığımız zaman biz de diyemiyoruz. Sonra bir müddet geçmiş, oraya bir köpek gelmiş, köpeğe de it kelimesini kullanmış. İhvanlar yine böyle bir gülümsemeye başlamışlar. Efendim hiç ağzımı açamayacağım, ne oldu? Bizim evlatlarımız köpek derler, o kelimeyi kullanmazlar. Bu Dereköy'ü bilirsiniz, orada bir dağ var. Orada bir taşın ismi, ne kayası derler.
Bunu üstazımızdan duydukları için köpek kayası derler. Ve çok dikkat etmişler bu kelimeleri.
Kaynak: Mihmandar video analiz arşivi
Video yükleniyor…